CHP Sözcüsü Öztrak: “Bunun Adı Zam Değil Zulüm”

-“SARAYIN FATURASINI KAPIYA ASIN” -“2001’DE YAZARKASA ATAN ESNAF, BUGÜN ELEKTRİK SOBASINI YERE ÇALIYOR” -“AMPULÜ SÖNDÜRMEDEN MİLLETİN EVİ AYDINLANMAZ”  -“GENEL BAŞKANLAR PARLAMENTER SİSTEM İÇİN 12 ŞUBAT’TA BİR ARAYA GELİYOR”  CHP Sözcüsü Öztrak, Türkiye’nin her yerinde vatandaşın ve esnafın elektrik faturalarını protesto ettiğini belirterek, “Şanlıurfa’da esnaf bu elektrik faturalarının müsebbiplerine lanet ediyor.

05.02.2022
68
CHP Sözcüsü Öztrak: “Bunun Adı Zam Değil Zulüm”
REKLAM ALANI

-“SARAYIN FATURASINI KAPIYA ASIN”

-“2001’DE YAZARKASA ATAN ESNAF, BUGÜN ELEKTRİK SOBASINI YERE ÇALIYOR”

ARA REKLAM ALANI

-“AMPULÜ SÖNDÜRMEDEN MİLLETİN EVİ AYDINLANMAZ” 

-“GENEL BAŞKANLAR PARLAMENTER SİSTEM İÇİN 12 ŞUBAT’TA BİR ARAYA GELİYOR” 

CHP Sözcüsü Öztrak, Türkiye’nin her yerinde vatandaşın ve esnafın elektrik faturalarını protesto ettiğini belirterek, “Şanlıurfa’da esnaf bu elektrik faturalarının müsebbiplerine lanet ediyor. 2001’de yazarkasa atan esnaf, bugün elektrik sobasını yere çarpıyor. Ama duyan yok, aldıranda yok” diye konuştu. 

CHP’ye esnafın elektrik faturalarını göndererek “seslerine ses olmasını” istediğini belirten Öztrak, Kahramanmaraş’tan bir esnafın gönderdiği faturaları göstererek, “Bu ay esnafımız 1.608 kilovat saat daha az elektrik tüketmiş. Ama elektrik faturası 26 bin 451 liraya çıkmış. Bunun adı zam falan değil zulüm. Bunun adı, resmen haraç” dedi. 

Öztrak, esnafın artık gelen elektrik ve doğalgaz faturalarını dükkanının vitrinine asarak hayat pahalılığının müsebbibini teşhir ettiğini kaydeden Öztrak, “Şimdi biz buradan Saraya diyoruz ki, ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyerek her gece cayır cayır yaktığınız elektriğin faturasını da sarayın kapısına asın. Bizim Saraydaki israfı protesto etmek için yapmış olduğumuz afişleri hakaret kabul edeceğinize dönün bir millete hesap verin. Millet şu sarayın sadece aydınlatması için kendi ödediği vergilerden karşılanan faturayı bir görsün” çağrısında bulundu.  

Esnaf sattığı ürüne yapmak zorunda kaldığı zamlar için utanırken esnafı bu hale düşüren, vatandaşı pahalılığa ezdiren sarayın ne sıkıldığını ne de utandığını belirten Öztrak, “Şu hakikat artık apaçık ortadadır. Sarayın ampulü söndürülmeden milletin evi aydınlanmaz. Milletin evi ısınmaz.” 

Öztrak, bir soru üzerine, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının son halinin teyidi ve bundan sonraki sürecin liderler tarafından istişaresi için Genel Başkanımızın daveti üzerine altı partinin Genel Başkanları 12 Şubat Cumartesi günü bir araya gelecektir” açıklamasında bulundu. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

KİBRİ SÖYLEDİKLERİYLE SINANIYOR

Atalarımızın güzel bir sözü var, “Büyük lokma ye, Büyük söz söyleme!” diyorlar. Sarayın kibirlisi birkaç gün önce çıktı bize, “Sizin hayatınızda mum vardı, mum, gaz lambası vardı, gaz lambası” diye bağırdı çağırdı. Ama bu kibir abidesi söylediği her şeyle, hemen sınanıyor. Hızını alamayıp tam da “Elektriği ben buldum, ampulü de ben icat ettim” diyecekti ki, Beyefendinin yönettiği ülkemizde, koca bir kent halkı muma, gaz lambasına mecbur kaldı. 

ISPARTA MAHRUMİYET BÖLGESİNE DÖNDÜ

Erdoğan’ın “Mum, gaz lambası” sözlerinin daha mürekkebi kurumadan güller diyarı Isparta’mızda, kar yağışı sonrasında, 48 saati aşan elektrik kesintileri yaşandı. Isparta’da yaşayan insanlarımıza büyük geçmiş olsun diyoruz. Milletimiz muma, gaz lambasına mahkûm edildi. Evlerde kombiler çalışmadı. Anneler çocuklarını ısıtabilmek için fırın ocaklarının dört gözüne de tencereyle su koyup kaynattılar. 21. yüzyılda, yaklaşık 450 bin nüfusun yaşadığı Isparta ilimiz, Perşembe sabahı 05.00’te başlayan kar yağışı sonrasında tam bir mahrumiyet bölgesine döndü. Hala Merkez’de 5 mahallenin elektriği yok. İlçelerde köylerin elektrikleri yok. Pek çok yol hala kapalı.  

İSTANBULLU VATANDAŞ DA ISPARTALI DEĞİL Mİ?

Ama Erdoğan Isparta’da olan biten karşısında üç maymunu oynuyor. Anlaşılan bu defa da “Isparta’ya elektrik verme olayını” azaltarak elektriği tasarruflu kullandığını zannediyor. Daha birkaç gün önce İstanbul için, “Tek bir kişi bile mağdur olsa, bunun sorumluluğu var” demişti. Isparta halkı donuyor. Isparta memleketimizin aziz bir kenti değil mi? Ispartalı bu ülkenin vatandaşı değil mi? Bu rezaletin sorumlusu yok mu? Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin kifayetsizliği, beceriksizliği artık ayyuka çıktı. Alayiş valayişle açtıkları, “Dünyanın en büyük havalimanı” diye pazarladıkları İstanbul Havalimanı karda kapandı. Uçaklar 24 saat piste inip kalkamadı. Yaptıkları kargo binasının çatısı çöktü. Hava limanında yolcular, karton kutuların üzerinde yattı. Turistler, “Bizi otele götürün” diye isyan etti. Havalimanına Çevik Kuvvet sokup turistleri bile susturmaya kalktılar. Kendi Bakanları, karda İstanbul Havalimanı kapalıyken yetersiz diyerek millete kapattıkları, Atatürk Havalimanı’na inmek zorunda kaldılar. Yine, ücreti dolarla avroyla belirlenen köprülerde, çevre yollarında, küçücük yavrularıyla yurttaşlarımız arabalarında mahsur kaldı. Karşılığında geçiş ücreti almayacaklarmış. Yunanistan’a bir baksınlar, ne kadar tazminat ödedi Yunanistan’da o paralı yolları işleten şirket Yunan vatandaşlarına.  

TASARRUF ANLAYIŞLARI BU

Diğer taraftan biten doğal gaz kontratlarını zamanında yenilemediler. Sanayicimizin doğal gazını kıstılar. OSB’lerin elektriğini 3 gün boyunca kestiler. Beyefendi ondan sonra çıktı, “Sanayiye doğal gaz verme olayını azalttık”, “Gazı tasarruflu kullandık” dedi. Tasarruf anlayışı bu. Kesilen gaz nedeniyle sanayicinin milyonlarca dolarlık zararı ne olacak? İhracatçının başka ülkelere kaptırdığı müşterileri kim geri getirecek? Çalışamayan emekçilerin ücretini kim ödeyecek? 

 

2001’DE YAZARKASA ATAN ESNAF, BUGÜN ELEKTRİK SOBASINI YERE ÇALIYOR

Türkiye’nin her yerinden feryatlar yükseliyor. Elektrik faturaları milletimizi can evinden çarptı. Ağrı Doğubeyazıt, Marmaris, Şanlıurfa, Bursa’da vatandaşlarımız, esnafımız elektrik faturalarını protesto ediyor. Şanlıurfa’da esnaf, bu elektrik faturalarının müsebbiplerine lanet ediyor. 2001’de yazarkasa atan esnaf, bugün elektrik sobasını yere çarpıyor. Ama duyan yok, aldıranda yok. Vatandaşlarımız Partimize elektrik faturalarını yağdırıyor. “Sesimize ses olun” diyor. 

BUNUN ADI ZAM DEĞİL ZULÜM

İşte en son Kahramanmaraş’tan bir esnafımızın gönderdiği fatura… Bir ay önce esnafımız elektriğe 13 bin 713 lira ödemiş bu fatura. Bir de bu ayki fatura var. Bu ay esnafımız 1.608 kilovat saat daha az elektrik tüketmiş. Ama elektrik faturası 26 bin 451 liraya çıkmış. Bunun adı zam falan değil zulüm. Bunun adı, resmen zulüm, bunun adı resmen haraç. Esnaf artık gelen elektrik, doğalgaz faturalarını, dükkanının vitrinine yapıştırmaya başladı. Bunu yaparak bu pahalılığın, hayat pahalılığının müsebbibini teşhir ediyor. Diyor ki, “Esas pahalılığın nedeni bu zamları yapandır. Dolar inerken de, çıkarken de bu zamları hiç düşünmeden yapandır.” 
 

SARAYIN FATURASINI KAPIYA ASIN

Şimdi biz buradan; Sarayı diyoruz ki, “İtibardan tasarruf olmaz” diyerek her gece cayır cayır yaktığınız elektriğin faturasını da sarayın kapısına asın. Bizim saraydaki israfı protesto etmek için yapmış olduğumuz afişleri hakaret kabul edeceğinize dönün bir millete hesap verin. Millet şu sarayın sadece sarayın aydınlatması için kendi ödediği vergilerden karşılanan faturayı bir görsün.  

AMPULÜ SÖNDÜRMEDEN MİLLETİN EVİ AYDINLANMAZ

Esnaf sattığı ürüne yapmak zorunda kaldığı zamlar için utanıyor, milletten özür diliyor. Ama bu zamları yapan, esnafı bu hale düşüren, vatandaşı pahalılığa ezdiren saray, ne sıkılıyor, ne utanmıyor. Beceremedim diye özür dileyip, bir türlü çekip gitmeyi bilmiyor. Şu hakikat artık apaçık ortadadır. Sarayın ampulü söndürülmeden milletin evi aydınlanmaz. Milletin evi ısınmaz. 

İMAM TORPİLLE GELİYORSA TUZ KOKMUŞTUR

Bu yaşadığımız sorunların en önemli nedeni de liyakatsizliktir, ehliyetsizliktir, yandaş kayırmacılıktır, torpildir. Hasılı saray düzenidir. Bir ülkede arkasında namazda saf tutulacak imamlar bile torpille işe alınır hale geldiyse, bu aslında tuzun koktuğu yerdir. Kul hakkını yememeyi anlatacak olan imam, kul hakkı yiyerek işe başlıyor. Böyle bir rezaleti, bu millet ne gördü ne duydu…  

ATINI KONSÜL ATAYAN CALİGULA GİBİ

Vasatlığın, liyakatsizliğin, cehaletin bu kadar ödüllendirildiği bir dönem, bizim siyaset tarihimizde hiç görülmedi. Neredeyse atını senatoya konsül olarak atayan Üçüncü Roma İmparatoru Caligula’nın dönemini yaşıyoruz. Kimse bu liyakatsizliği hak etmiyor.  

KISA ÇÖP UZUN ÇÖPTEN HAKKINI ALACAK

Ama, milletimiz herkesin ne yaptığını gördü. Kararını verdi. Tebliğ etmek ve bu beceriksiz, liyakatsiz yönetimden kurtulmak için, gün saymakta, sandığı beklemektedir. Az kaldı… Bu karanlık mutlaka aydınlığa çıkacaktır. Milletimiz hak ettiği refaha, huzura, Cumhuriyet Halk Partisi’nin liyakatli kadrolarıyla kavuşacaktır. Milletimiz müsterih olsun. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında enflasyon düşecek, hayat pahalılığı bitecektir. Kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacaktır.

Benim söyleyeceklerim bu kadar. Dinlediğiniz için teşekkür ederim. Şimdi sorularınız varsa, alayım.

Soru- Altı muhalefet partisinin parlamenter sistemle ilgili çalışmalar kapsamında yakın zamanda bir araya geleceği kulislere yansıdı. Böyle bir toplantı yakın zamanda olacak mı? Bir gelişme var mı?

Faik ÖZTRAK- Güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasının son halinin teyidi ve bundan sonraki sürecin liderler tarafından istişaresi için Genel Başkanımızın daveti üzerine altı partinin Genel Başkanları 12 Şubat Cumartesi günü bir araya gelecektir.  

Soru- Samsun’da Atatürk anıtına yapılan saldırıyla ilgili iki kişi tutuklandı ama anıt önünde nöbet sürüyor, tepkiler de… Hatta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bundan sonra da benzer saldırıların olabileceğini söyledi. Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Faik ÖZTRAK- Milletimiz kapkara bir kışı yaşıyor. Faturalar eziyor, çarşı pazar yanıyor, mutfakta tencereler boş. Erdoğan Şahsım Yönetimi artık ülkemizi yönetemez hale gelmiş. Kusurlarını örtebilmek için türlü çeşitli atraksiyonları, provokasyonları yapıyor. Geçmişte de bu yöntemlere çok sık başvurulduğunu gördük. Sayın Genel Başkanımız da buna dikkat çekti.

Ama buradan altını çizerek bir defa daha ifade edeyim. Atatürk bu ülkenin kurucu lideridir, ebedi başkomutanıdır. Emperyalizme karşı verilen kurtuluş mücadelemizin milli kahramanıdır, önderidir, ortak değerimizdir. Partimizim kurucu Genel Başkanıdır.

Atatürk Türkiye’dir. Atatürk’e saldırmak Türkiye’ye saldırmaktır. Bu saldırılara ne biz, ne milletimiz sessiz kalmaz, kalmıyor da zaten. Atatürk’ün heykellerine, Atatürk’ün ilkelerine, bu ülkenin kurucu değerlerine saldıran zihniyet “2023’te 100 yıllık hesaplaşma geliyor” diyen zihniyetle tıpa tıp aynıdır. Bu zihniyet tarihi “Kurtuluş Savaşı’nda keşke Yunan galip gelseydi” diyen meczup feslilerden öğrenen zihniyettir. 1923’te hesaplaşmak isteyenleri bu millet gayet iyi tanır. Bu sakat zihniyet İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne üye olan İngiliz zırhlılarına binip milleti terk eden zihniyetin torunudur. Bu zihniyet Atatürk’ün boynuna idam fermanı asan Dürrizade’nin torunudur. Bu zihniyet Kuvayımilliye’ye kurşun sıkan Anzavur’un torunudur. Milletimiz 100 yıl önce bu zihniyetle hesaplaşmış tarihin çöplüğüne havale etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti var oldukça Atatürk de, Atatürk sevgisiyle yetişen kuşaklar da var olmaya devam edecektir.

Soru- Cumhurbaşkanı Erdoğan Zonguldak’taki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada “Enflasyonda hiç arzu etmediğimiz bir yükseliş yaşanıyor” dedi ve hayat pahalılığını bitirme sözü verdi. Siz bu sözü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faik ÖZTRAK- Bugüne kadar yaşadıklarımıza baktığımızda bu sözler tamamen boş sözlerdir. Sorunların sebebi olanlar sorunları çözemezler. Bugün enflasyonda dünyada ilk 10 ülke arasına girdiysek bunun sorumlusu doğrudan Erdoğan’dır. Geçtiğimiz Ağustos ayında çıktı “Enflasyon düşecek, çünkü faizler de düşmeye başlıyor” dedi; enflasyonun rekorlar kırmasına sebep oldu. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” safsatası enflasyonu şaha kaldırdı. Hala durumun farkında değil. Enflasyon yüzde 50’ye dayandı, üretici enflasyonu yüzde 90’ı aştı Hazine ve Maliye Bakanı “Nisan’da yüzde 50’nin altında enflasyon zirve yapacak” diyor. Hakikaten bazen şaşırıyorum ya yaptıklarını görmüyorlar ya da sayı saymayı bilmiyorlar. Bunlar milletten sandıkta yiyecekleri dayağın farkında değil.

Teşekkür ediyorum.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.