Vikinglerin Tarihi – Gerçekler ve Efsaneler
Vikinglerin Tarihi – Gerçekler ve Efsaneler
Kasım 15, 2018
admin
Paylaş

Tüccar, kaşif ve savaşçı olarak nitelendirebileceğimiz Vikingler, 8. yy sonlarından 11. yy başlarına kadar denizcilik ile uğraşmaktaydılar. Bilim adamlarına göre Amerika’yı Christof Columbus‘dan çok uzun bir süre önce keşfetmişlerdir. Hatta rivayetlere göre de Rusya’nın belirli bölümlerine kadar ulaşmışlardır.

Diğer taraftan diğer milletlere göre barbar oldukları düşünülen bu halk, hazine ve kadın için her yeri paramparça edebilecek kadar da vahşi oldukları iddia edilmektedir. Fethettikleri ve yağmaladıkları ülkelerin kültürleri ile birlikte farklı kimliğe bürünmüşlerdir.

Viking Tarihi

Viking kelimesi İskandinav döneminde Vikingr yani Korsan kelimesi ile ilişkilendirilir. Fakat bu kelime denizaşırı seferlerde ve genel kullanımda Korsan anlamında değil bir fiil olarak kullanıldı.

Dünya üzerinde Vikinglerin namı yayıldıkça onlar hakkındaki düşünceler farklı fikirlere bürünmüştür. Bir kısım onları yağmacı olarak görürken, diğer kısım da onları yabancı asker olarak görmektedir.

Viking Çağı veya Viking Tarihi olarak adlandırabileceğimiz dönem MS. 800 ile 1050 veya 1066’lı yıllara kadar uzanmaktadır. İngiltere’de küçük bir ada olan Lindisfarne’de yer alan keşişlere saldırmasıyla birlikte 793 yılında Vikinglerin göçü başlamış oldu. İlk fethettikleri yer manastırdı ve keşişlere ait büyük bir kütüphaneydi. Bu fetih sırasında her yeri yakıp yıktılar, keşişleri katlettiler. Bu durumda onları barbar ve vahşi savaşçılar olduğunu tüm dünyaya duyurmuş oldu.

Vikinglerin fetihleri yıllar boyunca sürdü. Özellikle denizaşırı ülkelere yapılan bu saldırılarda farklı kültürleri istemeden de olsa kendi kültürlerine entegre ettiler. Hatta zamanla hristiyan olmaya başladılar.

Viking Gemileri

Vikinglerin denizaşırı ülkelere düzenledikleri saldırılarda bu denli başarılı olmalarının nedenleri hiç şüphesiz dönemin çok üzerinde olan gemileridir. Ve bu gemiler tarihin akışını da değiştirdi diyebiliriz. Özellikle ilk fetih seyahati sırasında karşılarına çıkan Deniz Kuşu’da onların ve hatta Dünya’nın sonraki sürecini de değiştirmiştir.

Viking Gemileri Yapısı

Elbette Viking Gemileri’nin temel özelliği ünlü yıldırım kuyruğuna sahip olmalarıdır. Gemilerin büyük bir kısmı kısa, dar bir biçimde olması nedeniyle okyanus ve nehirlerde yüksek denge kabiliyeti olması da büyük avantaj sağlamıştır. Ayrıca omurga ve büyük direğe bağlı yelkenlerin de olması Kuzey Atlantik boyunca uzun yolculuklara imkan sağlamaktaydı. Gemiler su geçirmez bir katranla (hayvan kılı, yün veya yosun karışımı) ile kaplanarak, demir perçinlerle sabitlendi.

Viking Saldırıları

Viking Bayrakları

Vikinglerin simgesi veya imzası olarak nitelendirebileceğimiz ve onların inancına göre kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılan büyük kare biçimindeki kırmızı beyaz çizgiler üzerinde yer alan ejderha kafalarıdır. Aynı zamanda geminin ön bölümünde de büyük bir ejderha kafası bulunmaktadır.

Vikinglerin saldırıları sürekli olarak devam etti. 842 tarihinde Vikingler Fransa’nın Nantes sahillerine acımasızsa saldırarak buradan da Paris, Limoges, Orleans, Nimes ve Tours gibi şehirlerine de saldırdılar. Ve bu saldırılar hiç durmadan tam üç yüzyıl boyunca devam etti.

10. yüzyılda Grönland’ın batı kıyısına kendi kolonilerini kuran Vikingler, buradan yıllar boyunca tüm dünyaya yolculuklar yapmıştır. Viking Sagmaları da bu yolculukları anlatmaktadır.

Viking Efsaneleri

Vikingler hakkında yanlış olarak bilinen durumlar vardır. Viking efsaneleriyle ilgili olarak, aşağıdaki tarihsel kayıtlara göre aşağıdakilerin açıkça yanlış olduğu kanıtlanmıştır:

  • Vikingler, boynuzlu miğfer giyerdi. Vikingler geleneksel olarak baret tarzında ya da ara sıra yüz koruyucusu olan basit deri ve metal çerçeveli kasklar giyerdi. Boynuzlu kaskların ardındaki düşünce, Victoria’nın hükümdarlığı döneminde Viking’in canlandırılmasından kaynaklandı.
  • Pis ve dağınıklardı. Arkeologlar, Viking halkının kişisel hijyene çok hevesli olduklarını gösteren tarak, kaşık ve diğer bakım gereçlerinin düzenli olarak kanıtlarını buldular.
  • Tüm zamanlarını yağmalayıp savaşmaya harcıyorlar. Baskınlar mükemmel bir gelir kaynağı olduğunu kanıtlarken, Vikinglerin çoğu, yurtlarında savaşa gidenleri beklemekteydi. Savaşçılar bir baskından eve döndüklerinde, normal rutin tarımlarına geri dönmekteydi.
  • Vikingler birleşik bir orduydu. Zor coğrafi konumu nedeniyle İskandinav halkı, sınırlı tarım arazilerini korumak için çok yayılmıştı. Buna ek olarak, Hıristiyanlığın nüfuz etmesi, halkın bölünmüş doğasını daha da vurgulayan geleneksel İskandinav panteonuna hala ibadet eden insanlar arasında birçok büyük bölünmeye neden oldu.
  • Uzun, büyük ve kaslılardı. Kısa yaz mevsimlerinden dolayı, yetiştirilen ürün yelpazesi dardı ve kaynaklar her zaman azdı. Sonuç olarak, İskandinav halkının çoğu, sınırlı gıda kaynakları nedeniyle yaygın olarak gösterilenlerden çok daha küçük, sıska ve normal yapıdaydılar.

Kaynakça

https://www.history.com/topics/exploration/vikings-history