Gizemli Kıta: “Antarktika”

0
335
Gizemli Kıta Antartika

Dünya’daki 7 kıtadan biri olan ve içlerinde insan yaşamına en elverişsiz olan Antarktika, 14.000.000 km² alana sahip. Dünya’nın en soğuk, kurak ve rüzgarlı kıtası olmasıyla birlikte aynı zamanda Dünya buz kütlesinin yüzde 90’lık bir kısmını barındırıyor. Aynı zamanda beşinci büyük kıtadır.

Elbette bu kıta hakkındaki bilgiler bununla da sınırlı değildir. Gelin şimdi Dünya’nın en gizemli kıtası Antarktika hakkında önemli bilgilere bakalım.

Antartika İnsan Ayak Basışı

1820 yılına kadar Antarktika’ya herhangi bir şekilde insan girişi gerçekleşmedi. 1821’de Amerikalı John Davis, kıtaya ayak bastığını iddia eden ilk kişi oldu (Tarihçiler halen karşı çıkıyor.).

20. yüzyılın başlarına geldiğimizde daha önce kimsenin ulaşamadığı (bir önceki paragrafı saymazsak) bu yere iki kaşif gezgin grubu bölgenin manzara fotoğrafı ile adım atmış oldu. Bu gruplardan birinin başında Norveçli kaşif Roald Amundsen, diğeri ise İngiliz deniz subayı Robert Scott bulunuyordu. Amundsen’in grubunun 14 Aralık 1912’de bölgeye ayak basmasından önce, gruplar birbirleriyle Güney Kutbu’nda yarıştılar.

Robert ve ekibi 17 Ocak 1913’te Amundsen’den dört hafta sonra bölgeye ulaşsalarda gruptan kimse canlı olarak kurtulamadı. Bölgeye gelen bir arama ekibi, Scott’u ve kalan iki yoldaşını, uyku tulumlarının içinde, buzdan yapılmış küçük bir barınakta, en yakın yiyecek ve malzeme merkezinden 17 kilometre uzakta buldular.

Kıtanın neredeyse tamamı buzla kaplıdır. Kıta Doğu ve Batı olarak iki bölgeye ayrılmıştır. Doğu kısmı kıtanın üçte ikilik bölümünü oluşturmaktadır. Kıtanın bu bölümünde yer alan buzlar yaklaşık 2 kilometrelik bir kalınlığa sahip. Batı bölümü ise Güney Amerika’nın Güney ucuna doğru uzanan ve And Dağları‘nın bir uzantısı olan bir dizi donmuş ada olarak nitelendirilebilir. Doğu ve Batı bölgeleri, kıta boyunca uzanan ve bazen tamamen buzla kaplanmış bir dizi olan Transantarctic Dağları ile ayrılır.

Denize Dökülen Buz dağı - Buz kütlesi
21 Ekim 2009 tarihinde, Batı Antarktika’daki Amundsen Denizi’nin 2.000 feet yukarısından NASA DC-8 araştırma uçağı ile çekilen bir fotoğraf.

Antarktika’da buzullar düz bir levha şeklindedir. Genişlikleri değişkenlik göstermez. Ancak buzullar sürekli olarak kırılır ve çatlar. Sonrasında ise buz dağları deniz dökülür.

Antarktika, çöl olarak sınıflandırılmaktadır. Çünkü çok az nem vardır ve kıtanın iç kesimleri her yıl ortalama 50 milimetre yağış almaktadır. Burayı daha iyi anlayabilmek için Sahra Çölü’nün çoğu kesiminin belirli bölümlerinin yıl boyunca daha fazla yağış aldığının söylememiz gerek. Elbette kıtanın özellikle kıyı bölümleri zaman zaman daha fazla yağış alabiliyor.

Kıtada rüzgar geniş ve etkili bir alanda görülür. Öyle ki saatte 320 kilometreye ulaşabilen fırtınalar görülmektedir.

Güney Yarımküre‘de yer alan Antarktika’da mevsimler Kuzey ile tam ters yönde etkinlik gösterir. Yaz mevsimi Ekim ile Şubat arasındayken, geri kalan aylar Kış mevsimini temsil eder. Yaz ayları donma noktasının hemen üstünde bir ortalama ile görüşür.

Dünya’daki en düşük sıcaklık Rus Araştırma İstasyonu Vostok tarafından eksi 89.6 Santigrat derece ile burada kaydedilmiştir.

Kıtada hava sıcaklığı sürekli olarak eksi derecelerde bulunmaktadır. Buna rağmen bölgede bitki hayatı, yosunların, likenlerin ve alglerin popülasyonu ile sınırlıdır.

Son 50 yılda sıcaklığı sürekli olarak artan Antarktika’daki mevsimlik yosun kapsama alanı, özellikle de hızla ısınan yarımadada artmıştır. Bilim adamları küresel sıcaklığın yükselmeye devam etmesi nedeniyle kıtanın daha da yeşil olmasını bekliyorlar.

Her ne kadar gür yeşillik eksikliğine ve amfibilerin, sürüngenlerin ve karada yaşayan memelilerin yokluğuna rağmen, Antarktika ve çevresinde bol miktarda yaban hayatı vardır.

Özellikle yaz aylarında, penguenler, balinalar, balıklar ve omurgasızların büyük popülasyonları Antarktika kıyıları ve sert denizler boyunca gelişmektedir. Erkek imparator pengueni, eşi tarafından yumurtlanan tek yumurta üzerinde bekler ve yuva yaparken, dondurucu kış boyunca kıtada kalan tek sıcakkanlı hayvandır. Dişiler ise denizde dokuz hafta boyunca avlanır.

Kıtada yaşayan yerli halk yoktur. Fakat Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Rusya, Japonya, Fransa ve Almanya dahil olmak üzere 20’den fazla ülke tarafından yönetilen çeşitli bilimsel araştırma istasyonlarında bulunmaktadır.

Antarktika’da Bilim ve Keşifler

Kıtada yer alan ve devletlere ait olan araştırma istasyonlarının temel amacı meteorları aramaktadır. Bölgede bulunmayan bitki örtüsü ve diğer popülasyonlar burayı meteor aramak için mükemmel bir yer yapar. 2013 yılında, Belçikalı ve Japon bilim adamlarından oluşan bir ekip Doğu Antarktika platosu üzerinde 18 kiloluk bir göktaşı buldu .

Antartika'da Bulunan 18 Kiloluk Göktaşı
Antarktika’da Bulunan 18 Kiloluk Göktaşı

Kıtadaki sıcaklık bölgede yaşayan bitki ve hayvanları çevresel koşullara nasıl uyum sağladıklarını inceleyebilmek için mükemmel bir yer yapar. 2013 yılında, bilim adamları, imparator penguenlerin, karşı akım olarak bilinen kullanışlı bir adaptasyon kullanarak ayaklarının donmasını engellediğini keşfettiler. Vücutlarında yer alan kan damarları, korunmayan ayakların, zemine bastığında kaybolan ısı miktarını en aza indirgemek için birbirine sarıldığını keşfetmiştir. 

1959 yılında Antarktika’ya yerleştirilen 12 bilim adamı “Antarktika’nın sonsuza dek barışçıl amaçlarla kullanılmaya devam edeceği ve uluslararası anlaşmazlıkların sahnesi veya nesnesi olmayacağı” içerikli bir anlaşma üzerinde hemfikir oldular. Devamında ise 38’den fazla ülke Antarktika Antlaşması imzaladı. (Antarktika Anlaşması detayları ve resmi sitesi için tıklayınız.)

Norveçli bir balina kaptanı olan Catherine Mikkelson, 1935‘te Antarktika’yı ziyaret eden ilk kadın oldu.

Antarktika’nın bir bölümünü kendi bünyesine geçirmek isteyen Arjantin, kıtaya hamile bir vatandaşını gönderdi. Ocak 1979‘da EmileMarcoPalma, en güneydeki kıtada doğan ilk çocuk oldu.

Antarktika’da ana ulaşım aracı motorlu kar taşıtlarıdır. Bölgede kızakları çeken hiçbir huski yoktur. 1994 itibariyle Antarktika’ya yerli olmayan türler alınamaz.

Antarktika’da en az iki aktif yanardağ bulunmaktadır. En yüksek, Erebus Dağı 3,794 metre, kalıcı bir göle sahiptir. Diğeri ise Antarktika Yarımadası’nın dışındaki Deception Adası‘nda bulunuyor.

Antarktika’daki havaya kaynar su dökerseniz, anında buharlaşır. Parçacıkların çoğu buharlaşacak, diğerleri anında küçük buz parçalarına dönüşür.

Milyonlarca yıl önce, Antarktika daha sıcak bir iklime sahipti. Yeşil ormanlar ve çeşitli hayvanlar bulunuyordu. Buzullarda bulunan fosiller bu bulguları doğruladı.

Antarktika’nın yer alan buz tabakaları komple eriseydi, okyanusları 60 ile 65 m yükseltirdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here